İçeriğe geç
  • Dolar 49,3459 ▲ %0,18
  • Euro 55,4008 • %0,00
  • Sterlin 65,3156 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.652,43 ▲ %1,62
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,66 ▲ %2,02
  • Bitcoin 4.065.195 ▼ %0,31
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Balıkesir Rehber

Balıkesir'in Tarihi ve Adının Kökeni: Misya'dan Karesi'ye Uzanan Yolculuk

Görsel: Ollios / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Balıkesir'in tarihi, antik Misya'dan Karesi Beyliği'ne ve Osmanlı'ya uzanan zengin bir geçmişi barındırır. Şehrin adının kökeni ise Balık Hisar'dan balı kesir'e kadar pek çok rivayetle anlatılır.

Balıkesir, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, stratejik konumuyla dikkat çeken bir Anadolu şehridir. Eski çağlarda bölgede yaşayan Misyalılar, bağımsız bir devlet kuramamış; sırasıyla Truva, Hitit, Frig, Pers, Büyük İskender ve Bergama krallıklarının egemenliği altında yaşamışlardır. Bergama kralının ölümünden sonra M.Ö. 129'da bölge Romalıların eline geçmiş, Romalılar uzun süre vergi ve kölelik sistemleriyle bölgeyi sömürmüştür. Roma İmparatorluğu'nun M.S. 395'te ikiye ayrılmasıyla birlikte Balıkesir, başkenti Konstantinopolis olan Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalmış ve Bizans'ın uzun süren hâkimiyeti başlamıştır.

Müslümanlarla İlk Karşılaşma ve Türklerin Gelişi

Hz. Muaviye döneminde Müslüman Araplar, Konstantiniyye'yi fethetmek için sefere çıktıklarında bölge ilk kez Müslümanlarla karşılaşmış ve M.S. 670-678 yılları arasında Arapların idaresinde kalmıştır. İslam ordusu, şehri beş yıl boyunca kuşatma altında tutmasına rağmen alamayınca geri çekilmiştir. İç savaşlar ve dış saldırılar nedeniyle zayıflayan Bizans, sonunda derebeylerin eline kalmıştır.

1071'deki Malazgirt Savaşı ile Anadolu'nun kapıları Türklere tamamen açılmış, fetihlerle birlikte toplu göçler de devam etmiştir. Anadolu'da Selçuklu Devleti'ni kuran Kutalmış oğlu Süleyman, İznik'ten sonra Çanakkale, Ege, Lidya ve İyonya taraflarını ele geçirmiş, 1076'da Misya şehirlerini Bizanslılardan alarak Türk hâkimiyetine kazandırmıştır. Ancak Haçlı seferleri ve I. Kılıç Arslan'ın vefatı sonrasında Selçuklular Batı Anadolu'dan çekilmek zorunda kalmış, Bizanslılar bölgedeki Türk halkına karşı toplu kıyım hareketlerine başlamıştır.

Karesi Beyliği'nin Kuruluşu ve Osmanlı'ya Katılışı

1206 yılından itibaren Selçukluların uç beyliklerinden olan Türkmenler, Misya kentlerine ve özellikle Edremit Körfezi civarına akınlar düzenlemeye başlamıştır. Moğol baskınından kaçan Türk kabileleri de 1260 yıllarında Batı Anadolu ve Marmara Bölgesi'ne gelip yerleşmiş, bölgedeki Hıristiyan nüfus kadar bir çoğunluğa ulaşarak buraları Türkleştirmiştir. Selçuklu Devleti'nin zayıflamasıyla birlikte batıya yerleşen Oğuz boyları, buralarda Uç Beylikleri kurmuştur. Bu beyliklerden biri de XIII. yüzyıl sonlarında Misya'da kurulan Karesi Beyliği'dir.

Karesi kelimesi, bölgeye büyük bir Türkmen grubuyla gelen ve Selçuklu Devleti'nin önemli bir komutanı olan Karesi Bey'den (Kara İsa) gelmektedir. Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından bir süre önce bağımsızlığını ilan eden Karesi Bey, 1300 yıllarında bölgede Karesi Beyliği'ni kurmuştur. Merkez olarak Balıkesir'i seçen beylik; Bergama, İvrindi, Ayazmend, Edremit, Kemer Edremit, Bayramiç, Ayvacık, Ezine, Fırt, Bigadiç ve Sındırgı yerleşim yerlerine sahipti. Karesi Beyliği, deniz gücü bakımından komşusu Osmanlı Beyliği'nden daha güçlü durumdaydı.

Karesi Bey'den sonra yerine geçen Aclan Bey zamanında Osmanlı Beyliği ile çok iyi münasebetler kurulmuş, oğul Dursun Bey Bursa'da Orhan Gazi'nin yanında bulunuyordu. Aclan Bey'den sonra başa geçen en büyük oğlu Demirhan Bey ise halkına kötü davranmaktaydı. Bu durumdan şikâyetçi olan halk ve beyliğin ileri gelenleri, Bursa'daki Dursun Bey'i davet etti. 1345 yılında Orhan Gazi ile birlikte gelen Dursun Bey, Bergama kalesine sığınan ağabeyi Demirhan Bey tarafından öldürüldü. Bu duruma çok üzülen Orhan Gazi, halkın ve ileri gelenlerin de isteği üzerine Karesi Beyliği topraklarını Osmanlı'ya kattı.

Henüz kuruluş döneminde bulunan Osmanlı Devleti, Karesi Beyliği'nin katılımıyla oldukça güçlendi. Karesi'nin ileri gelen kumandanlarından Evrenos Bey, Hacı İlbey, Ece Halil ve Gazi Fazıl Beylerle büyük bir askeri destek kazanan Osmanlı, özellikle Karesi Beyliği'nden intikal eden güçlü donanma ile Rumeli taraflarına kesin zaferlerle sonuçlanan seferler yaptı.

Balıkesir Adının Menşei

Balıkesir adının kökeni hakkında pek çok rivayet bulunmaktadır. Tarihçilere göre bu ad, Bizans imparatoru Hadrianus'un av partilerinde kullanmak için yaptırdığı Paleo Kastro (Eski Hisar) sözcüğünden kaynaklanmaktadır. Daha sonra halk etimolojisi sayesinde bu ad, değişik rivayet ve yorumlara konu olmuştur.

Bir rivayete göre Balıkesir'in adı eskiden Balık Hisar şeklindeymiş. Eski Türkçe'de balık sözü şehir, kale veya saray anlamı taşımaktaymış. Kale Şehri anlamını veren bu rivayete göre bu ad, XI. yüzyıldan sonra kullanılmaz olmuştur. Orta Asya'da Beşbalık gibi bazı Uygur devrine ait yer isimlerinde balık kelimesinin şehir anlamında kullanıldığı dikkati çekmektedir. Bu rivayetler içinde en kabul edileni, buraya yerleşen Türk oymaklarının Orta Asya hatıralarını canlı tutmak için koymuş olabilecekleri Balık Hisar adıdır.

Diğer bir rivayete göre ise Balıkesir adı, balı kesir yani balı çok, bol anlamındaki söz grubundan gelmektedir. Buna göre Balıkesir'in balının bol ve lezzetli oluşu bu adı almasına sebep olmuştur. Başka bir rivayet ise Balıkesir'in ilk kurulduğu yıllarda buraya gelen bir yabancının iyi muamele görmemesi üzerine balı keser yani hatır, gönül tanımaz adını verdiği şeklindedir. Bu rivayete göre bal, Arapça'da hatır, gönül anlamını taşımaktadır.

Bunların dışında bölgede bir süre hâkim olan İran Hükümdarı Balı Kisra veya civardaki Yılanlı Dağ'ın eski adı olan Balcea ya da Pelecas'ın Balıkesir adının ilk şekli olduğu ileri sürülmektedir. Ancak bunlar uzak ihtimaller olarak değerlendirilmektedir. Balıkesir dolaylarında ilk defa adı geçen şehir Agiros (Achiraus)'dur. Daha sonraları İmparator Hadrianus burada bir şato yaptırmış ve bu yer Paleo diye şöhret kazanmıştır. Sonradan burada kurulan şehre, bu isimden bozma olarak Balıkesir dendiği birçok tarihçi tarafından kabul edilir. Bazı tarih ve coğrafya kitaplarında ise Balıkesir'in yerinde Balak Hisar veya Balık Hisar yazılmaktadır. İbni Batuta ve diğer Arap kaynaklarına göre ise Balıkesir şehri Karesi Bey tarafından kurulmuştur.

Karesi'den Balıkesir'e

Balıkesir'in tarihte daha çok anılan bir adı da Karesi'dir. Bu ad, yörede bir süre hâkim olan Karesioğulları Beyliği'nin kurucusu Karasi Bey'den kaynaklanmaktadır. İlin gerek beylik, gerekse Osmanlı Sancaklığı döneminde daha çok bu adla anılmıştır. Bir rivayete göre de Karesi Beyi'nin oturduğu kaleye Beylik Hisar adı verildiği için bu ad değişerek bugünkü Balıkesir şeklini almıştır.

Karesi Vilayeti, II. Meşrutiyet'in ilanına müteakip müstakil mutasarrıflık haline getirilmiştir. 1923 yılında bir kanunla Karesi deyimi kaldırılarak Balıkesir sözü aynı zamanda vilayetin de adı olmuştur.

Balıkesir, antik Misya'dan günümüze uzanan köklü tarihi, Karesi Beyliği'nden Osmanlı'ya miras kalan zengin kültürü ve adının etimolojik çeşitliliğiyle Anadolu'nun önemli şehirlerinden biri olmayı sürdürmektedir. Şehrin adı üzerine anlatılan her rivayet, Balıkesir'in tarihine farklı bir pencereden bakma imkânı sunmaktadır.

Kaynak: balikesir.ktb.gov.tr, balikesir.ktb.gov.tr, balikesir.gov.tr
Görsel: Ollios, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…