İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.071.338 ▼ %1,26

Politika

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: "Borsa yolsuzluğu yapanlar 'Hırsız bizim hırsızımızdır' anlayışıyla korunuyor"

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, haftalık basın toplantısında borsa ve fon işlemlerine ilişkin yolsuzluk iddialarını, gazetecilere yönelik adli süreçleri, öğrencilere ücretsiz yemek verilmesi talebini ve dış politikadaki gelişmeleri değerlendirdi. AKP iktidarına yönelik eleştirilerde bulunan Karamahmutoğlu, Meclis araştırması çağrısını yineleyerek

Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, partisinin haftalık basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Borsa, fon ve hisse işlemlerinde yaşandığını öne sürdüğü yolsuzlukların araştırılmasını isteyen Karamahmutoğlu, AKP ve MHP'nin Meclis araştırma önergesini reddetmesini eleştirdi. Gazetecilere yönelik uygulamalardan eğitim politikalarına, Suudi Arabistan ile askeri iş birliği tartışmalarından Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yaptı.

"BORSA YOLSUZLUĞUNUN ARAŞTIRILMASI ENGELLENDİ"

Türkiye tarihinin en büyük borsa ve fon manipülasyonu olarak nitelendirdiği iddiaların üzerinden bir ay geçtiğini belirten Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaşananlardan haberdar olmadığına inanmak istediklerini söyledi.

Karamahmutoğlu, "AKP'nin bazı genel başkan yardımcılarının karıştığı bu borsa yolsuzluğundan, AKP'nin bürokratlarının karıştığı bu borsa dolandırıcılığından, AKP'li bazı eski bakanların içinde olduğu bu borsa manipülasyonundan AKP'nin Sayın Genel Başkanı Erdoğan'ın haberdar olmadığına inanmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

İddiaların araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan önergenin reddedildiğini hatırlatan Karamahmutoğlu, "Meclis araştırma önergesi, Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin oylarıyla reddedildi. Cumhur İttifakı'nın oylarıyla bu Meclis araştırma önergesi reddedildi." dedi.

Devlet kurumlarının iddialar karşısında harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Karamahmutoğlu, "Devletin kurumları, kamu otoritesi ne için tam olarak işletilmiyor? Ne için bu yolsuzluk ve suçtan elde edilen gelirlerle zenginliğine zenginlik katanlar adaletin huzuruna çağrılmıyor, yargıya gitmeleri engelleniyor ve neden korunuyorlar?" sorularını yöneltti.

"HIRSIZ BİZİM HIRSIZIMIZDIR ANLAYIŞIYLA KORUNUYORLAR"

Borsa işlemlerindeki usulsüzlük iddialarının siyasi bağlantılar nedeniyle yeterince araştırılmadığını savunan Karamahmutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Borsa yolsuzluğu yapanlar için 'Hırsız bizim hırsızımızdır.' anlayışıyla bir koruma olduğunu görüyoruz. Borsa yolsuzluğu yapanlar, 'Hırsız bizim hırsızımızdır.' anlayışıyla korunuyor. AKP çevreleri, 'Hırsız bizim hırsızımızdır.' diyor. İyi ama para da bizim paramız, halkın parası."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sorumluların hukuk önünde hesap vereceğine ilişkin açıklamasını da değerlendiren Karamahmutoğlu, aradan geçen süreye rağmen kamuoyunun sorumlular hakkında yeterince bilgilendirilmediğini ileri sürdü.

Karamahmutoğlu, "Bu 'kim olursa olsun' sözünün karşılığındaki 'kim'in kimler olduğu sorusunun cevabını bulamıyoruz. İsimlerin üzeri kapatılıyor. Vatandaşın duyması, bilgilenmesi, bilmesi istenmiyor." diye konuştu.

"GAZETECİLER ÜZERİNDEN TÜM MEDYAYA GÖZDAĞI VERİLİYOR"

Borsa ve fon işlemlerine ilişkin iddiaları gündeme taşıyan gazetecilerin baskıyla karşı karşıya kaldığını savunan Karamahmutoğlu, internet haber sitesi T24'e yönelik erişim engelini de eleştirdi.

Karamahmutoğlu, "Vatandaşı bilgilendirme çabasında olan gazeteciler ve medya kuruluşları ise gözaltılarla, tutuklamalarla, yayın yasaklarıyla, cezalarla susturuluyor. Bir örnek olarak, internet haber sitesi T24.com.tr'ye erişim engellendi." ifadelerini kullandı.

Gazetecilerin isimlerini tek tek sıralayan Karamahmutoğlu, "Gazeteciler Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, İsmail Saymaz ve sevgili Murat Ağırel, siyasallaşan yargı yoluyla susturulmaya çalışılırken, bu gazeteci arkadaşlarımızın cezalandırılmaları üzerinden aslında gerçekte tüm medyaya gözdağı veriliyor." dedi.

Karamahmutoğlu, basın mensuplarına yönelik işlemlerin borsa iddialarının kamuoyunda tartışılmasını engellemeyi amaçladığını öne sürerek, "Cumhuriyet tarihinin bu en büyük borsa dolandırıcılığı konuşulmasın, haber yapılmasın ve Türk halkı bu rezaleti duymasın isteniyor." değerlendirmesinde bulundu.

"LİYAKAT YERİNE AYRICALIK TANINIYOR"

Yargı sistemine yönelik eleştirilerde de bulunan Karamahmutoğlu, Ankara 2. Barosu Başkanı Av. Gökhan Ağdemir'in bir televizyon programında yaptığı açıklamalara değindi.

Ağdemir'in, Adalet Bakanlığı tarafından kendilerine ayrıcalık tanındığını ve 70 avukatın hâkim ve savcı yapıldığını söylediğini aktaran Karamahmutoğlu, "Keşke ayrıcalık yolu değil de liyakat gözetilseydi." dedi.

Yargı mensuplarının görevlendirilmesinde siyasi kayırmacılık yapıldığını iddia eden Karamahmutoğlu, "Şimdi siz bu hâkimlerden, liyakatle değil de kayırma ve kollamayla iş başına getirilen bu hâkim ve savcılardan Türk milleti adına adil, tarafsız yargı kararı mı bekliyorsunuz? Ne yazık ki hayır." ifadelerini kullandı.

"LEKELENMEME HAKKI HERKES İÇİN GEÇERLİ OLMALI"

AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler'in fon işlemlerine ilişkin iddialarda adı geçen kişilerin isimlerinin açıklanmayacağı ve bu kişilerin lekelenmeme hakkı bulunduğu yönündeki sözlerini eleştiren Karamahmutoğlu, hukuk uygulamalarında çifte standart bulunduğunu savundu.

Karamahmutoğlu, "Keşke evlerine sabah kamerayla girip eşlerinin gecelikli görüntülerini servis ederken veya gözaltındaki bireyleri savaş esiri gibi sıraya dizip videoya çekerken de insanların lekelenmeme hakkı olduğunu düşünebilseydiniz." diye konuştu.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın gözaltına alınmasının ardından "düşman ceza hukuku" kavramını gündemde tuttuklarını belirten Karamahmutoğlu, yargı uygulamalarında tarafsızlık ve eşitlik ilkelerinin korunması gerektiğini dile getirdi.

"ÖMER ÇELİK'İN AÇIKLAMALARINI UNUTTURMAYACAĞIZ"

AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in fon iddialarına ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Karamahmutoğlu, Çelik'in kendisine yöneltilen sorulara doğrudan yanıt vermediğini ileri sürdü.

Karamahmutoğlu, "Tam dört kez sorular kendisine, şahsına ve arkadaş çevresine dönük olduğu hâlde, o kendinden bahsetmeyerek tam dört kez konuşmasında Cumhurbaşkanı'na ve ailesine atıfta bulunarak Cumhurbaşkanı'nın ve ailesinin arkasına saklanmayı yeğlemiştir." dedi.

Çelik'in açıklamalarını siyasetçilere ve basın mensuplarına yönelik tehdit olarak değerlendiren Karamahmutoğlu, "Ömer Çelik'in sergilediği bu güya cesur fakat gerçekte küstah olan bu tehdit ve saldırganlığını Zafer Partisi olarak unutturmayacağız. Bunu sürekli Ömer Çelik'e hatırlatacağız." ifadelerini kullandı.

"GİDERAYAK SON BİR VURGUN YAPMAK İÇİN VATANDAŞI DOLANDIRMAYA BAŞLADILAR"

AKP iktidarının ekonomi politikalarını ve geçmiş özelleştirme uygulamalarını eleştiren Karamahmutoğlu, kamu kaynaklarının belirli şirketlere aktarıldığını iddia etti.

Karamahmutoğlu, "AKP'nin ilk hükümet olduğunda milletin, Cumhuriyet'in birikimlerini özelleştirmelerle yağmalatarak başlatmış olduğu soygun düzeni, beşli çete gibi yandaş şirketlere verilen kayırmacı ihalelerle, kamu-özel iş birliği gibi örtülü vurgunculuk yatırımlarıyla sürdürüldü." dedi.

Borsa ve fon işlemlerine ilişkin iddiaları bu sürecin devamı olarak değerlendiren Karamahmutoğlu, "Çeyrek asrın sonunda deniz bitince artık son perdede giderayak son bir vurgun yapmak için doğrudan vatandaşı tuzağa düşürmeye, dolandırmaya başladılar." ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi'nin iktidarda yer alması durumunda iddia edilen usulsüzlüklerden kaynaklanan kamu zararlarının tahsil edileceğini belirten Karamahmutoğlu, "Zafer Partisi iktidarında halkın cebinden çalınan paraların tamamı haramilerin cebinden, kasasından, ister yurt dışında ister yurt içinde olsun, her nerede saklanıyor olursa olsun geri alınıp halkın cebine, hazineye, devletin bütçesine, kasasına geri kazandırılacaktır." diye konuştu.

"20 MİLYAR DOLARLA 18 MİLYON ÖĞRENCİYE ÜÇ YIL YEMEK VERİLEBİLİR"

Eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmelerinde öğrencilere ücretsiz yemek verilmesi talebini yineleyen Karamahmutoğlu, Zafer Partisi'nin her eğitim öğretim yılı başında bu konuyu gündeme taşıdığını söyledi.

Karamahmutoğlu, "Okullarda günde bir öğün ücretsiz yemek verilmesini talep ediyoruz. Fakat AKP iktidarı, her yıl yaptığı gibi bu yıl da öğrenci çocuklarımıza okullarda bir öğün ücretsiz yemek vermeyi çocuklarımızdan esirgiyor." dedi.

Borsa işlemlerine ilişkin öne sürdüğü mali kayıpları eğitim harcamalarıyla karşılaştıran Karamahmutoğlu, "Borsa yolsuzluğundaki 20 milyar dolar, bugünkü maliyet hesabıyla 18 milyon öğrencimize üç yıllık eğitim döneminde, her eğitim günü için bir öğün ücretsiz yemek verebiliyor." ifadelerini kullandı.

Karamahmutoğlu, fon işlemlerine ilişkin iddialarda 455 bin vatandaşın mağdur olduğunu ve 22 milyar dolarlık tutarın ekonomik etkileriyle birlikte 100 milyar doları aştığının hesaplandığını öne sürdü.

"AKP'NİN SİYASET BARONLARININ GÖZÜ DOYMADIĞI İÇİN ÖĞRENCİLERE YEMEK VEREMİYORUZ"

Asgari ücret ve emekli aylıklarına da değinen Karamahmutoğlu, gelir dağılımındaki sorunları iktidarın ekonomi politikalarıyla ilişkilendirdi.

Karamahmutoğlu, "AKP'nin siyaset baronlarının gözü doymadığı için okullarda öğrencilerimize bir öğün ücretsiz yemek veremiyoruz. Asgari ücretliye açlık sınırının altında maaş veriliyor çünkü AKP'nin siyasal elitlerinin gözünü doyuramıyoruz." dedi.

Emeklilerin ekonomik koşullarını da eleştiren Karamahmutoğlu, "AKP hükümetinden geçinenlerin doymak bilmeyen açgözlülüğü, iştahları yüzünden emeklilerimize asgari ücretin bile altında bir maaş veriyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Geçmişte yaşanan Yimpaş ve Kombassan olaylarını hatırlatan Karamahmutoğlu, yatırımcıların devlet kurumlarına duyduğu güvenin korunması gerektiğini vurguladı.

Karamahmutoğlu, "Vatandaş, soyulmamak, dolandırılmamak için devletin kurumlarına güvenmişti. Yatırımının, girişiminin güvence altında olduğunu, kanunlarla korunduğunu sanmıştı." diye konuştu.

"YENİ YEMEN TÜRKÜLERİ YAKMAYACAĞIZ"

Dış politika gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Karamahmutoğlu, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a hava savunma sistemleri ve bu sistemleri kullanacak askeri birlikler göndermesinin konuşulduğunu belirterek olası risklere dikkat çekti.

Karamahmutoğlu, "Emperyalizm, Yemen ülkesini bölmek istiyor diye, Yemen bölünecek diye bize yeni Yemen türküleri yaktırmak istiyorlar. Yeni Yemen türküleri yakmayacağız." dedi.

Askeri taahhütlerin TBMM'nin denetiminden geçirilmesi gerektiğini savunan Karamahmutoğlu, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onayladığı, imzalı bir metin olmadan devletler arası ilişkilerde verdiğiniz sözün hiçbir hukuki değeri, karşılığı yoktur." ifadelerini kullandı.

Hükümete Meclis çağrısında bulunan Karamahmutoğlu, "Arap çöllerinde kurulu saraylarda Arap krallarına verdiğiniz sözler hukuki zeminden yoksundur. Bu verdiğiniz sözleri, taahhütleri Yüce Meclise getirmek zorundasınız." diye konuştu.

"TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDAKİ BİRLİKTELİK HEDEF ALINIYOR"

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine de değinen Karamahmutoğlu, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını zayıflatmaya yönelik girişimler bulunduğunu öne sürdü.

Karamahmutoğlu, "Son haftalarda Türk milletinin ve Türk devletlerinin arasına nifak sokmak için hastalıklı ve Türk düşmanı sinsi tuzaklarla özellikle kardeş can Azerbaycan ile Türkiye arasındaki birlikteliği, beraberliği bozmayı hedef almışlardır." dedi.

Sosyal medya üzerinden Azerbaycan'a yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini iddia eden Karamahmutoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın bu konuda açıklama yaptığını hatırlattı.

Karamahmutoğlu, "Maaşlandırılmış, görevlendirilmiş trollerin Türkiye'den Azerbaycan'a yaptığı saldırılara Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ bir açıklamayla cevap vermiştir. Sayın Ümit Özdağ'ın bu açıklaması gayet olumlu karşılanırken her iki ülkede de insanlar destekle hemfikir olduklarını ortaya koydular." ifadelerini kullandı.

"GECİKTİRİLMİŞ BİR SEÇİM DEĞİL, ERKEN SEÇİM İSTİYORUZ"

Konuşmasının sonunda erken seçim çağrısını yineleyen Karamahmutoğlu, Zafer Partisi'nin Türk dünyasıyla ilişkilerin geliştirilmesi konusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.

Karamahmutoğlu, "Biz Zafer Partisi olarak, Türklüğe kurulan tuzakları bozmak için Türk dünyasının bütün stratejik meselelerde sözcüsü olmaya devam edeceğiz. Zafer Partisi'ndeki kadroların müktesebatı ve birikimi, Türk dünyasıyla Türkiye arasındaki köprünün, bağların en güçlü yanlarındandır." dedi.

Partisinin kadrolarını ve politikalarını seçim yoluyla ülke yönetimine taşımak istediklerini ifade eden Karamahmutoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Partimizin bu zenginliğini Türklüğün hizmetine sunacağımız seçim gününü erkenden bekliyoruz. Bu zenginliğimizi Türklüğün hizmetine sunmak için erken seçim gününü en erken tarihte bekliyoruz. Geciktirilmiş bir seçim değil, erken seçim istiyoruz."

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…