İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.073.926 ▼ %0,04
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Dünya

Almanya'da aşırı sağa uygulanan siyasi tecrit kalkıyor. AfD'den ilk meclis başkanı

Almanya'da aşırı sağa uygulanan siyasi tecrit kalkıyor. AfD'den ilk meclis başkanı

Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde ana akım partilerden en az dört milletvekilinin parti kararına uymayarak aşırı sağcı AfD'li adaya oy vermesi, Berlin'deki siyasi tecrit duvarını sarstı.

Almanya'da ana akım siyasi partilerin aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisini tecrit etmek amacıyla uyguladığı ve "güvenlik duvarı" (firewall) olarak adlandırılan işbirliği yasağının zayıfladığına yönelik emareler artıyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in parlamenter sisteme aşırıcılığın girdiğine ilişkin uyarısının ardından, doğudaki Saksonya-Anhalt eyaletinde en az dört ana akım parti milletvekilinin parti kararlarına uymayarak AfD'li adaya oy verdiği kaydedildi.

Eyalet parlamentosundaki gizli oylamada göçün sınırlandırılmasını ve Rusya ile enerji bağlarının yeniden kurulmasını savunan AfD'li Tobias Rausch, meclis başkanlığına seçildi.

Oylamada AfD ile sol popülist Sahra Wagenknecht İttifakı'nın (BSW) toplam sandalye sayısı olan 44'ün üzerine çıkarak 48 oy alan Rausch'a verilen destek şüpheleri Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik'e (CDU) yöneltti.

Eyalet meclisinde çekimser kalmaları talimatı verilen 15 CDU'lu milletvekilinden bazıları parti kararına aykırı hareket ediyor.

CDU YÖNETİMİ OYLAMADAKİ FİRELERİ DEĞERLENDİRECEK

CDU Genel Başkan Yardımcısı Karin Prien, partisinin milletvekillerinin AfD adayına destek vermiş olması halinde bunun sonuçları olması gerektiğini kaydetti.

Prien, aşırı sağcı partiyle herhangi bir uzlaşma işaretinin partide bölünmelere yol açabileceğini ve tüm teşkilatın varlığını tehlikeye atabileceğini ifade etti.

Merz'in genel başkanı olduğu CDU yönetiminin konuyu pazar ve pazartesi günleri yapılacak toplantılarda ele alması bekleniyor.

Merz, partisinin varlığını ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirttiği AfD ile her türlü işbirliğini ve ortaklığı kesin bir dille reddediyor.

Eyalet parlamentosunda elde edilen sonucu "siyasi bir dönüm noktası" olarak niteleyen Saksonya-Anhalt AfD Teşkilatı Başkanı Martin Reichardt, sözde güvenlik duvarının milletvekillerinin hareket serbestisinden daha güçlü olmak zorunda olmadığının görüldüğünü savundu.

KOALİSYON ORTAKLARI ANKETLERDE GERİLİYOR

Son bir yılı aşkın süredir kamuoyu yoklamalarında CDU'nun önünde yer alan ve 2029 yılındaki genel seçimleri kazanmayı hedefleyen AfD'nin yükselişi, Berlin'deki federal koalisyonu baskı altına alıyor.

Başbakan Merz'in merkez sol Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile kurduğu koalisyon hükümeti, politika ayrılıkları ve düşen anket desteği nedeniyle zorluk yaşıyor.

Hükümet ortakları çarşamba günü emeklilik ve vergi gibi konulardaki anlaşmazlıkları gidermek amacıyla görüşmeler gerçekleştirirken, ülkenin aşırıcılara teslim edilmeyeceği mesajını verdi.

Avro bölgesi borç krizinde kurulan AfD'nin Saksonya-Anhalt teşkilatı dahil bazı kolları, insan hakları, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine aykırı görüldüğü gerekçesiyle iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı (BfV) tarafından aşırı sağcı olarak sınıflandırılıyor.

Teşkilatın hazırladığı gizli raporda partinin göçmen karşıtlığı, ırkçılık ve İslamofobiyi körüklediği tespiti yer alıyor. AfD ise bu nitelemeleri reddederek Alman milli gururunu savunduğunu öne sürüyor.

SANSONYA-ANHALT'TA HÜKÜMET KURMA ARAYIŞIRI SÜRÜYOR

Geçen ay yapılan seçimlerin ardından eyalet meclisinde çoğunluk için üç sandalyeye ihtiyaç duyan AfD'nin, BSW ile yürüttüğü koalisyon görüşmelerinden sonuç alamaması nedeniyle hükümeti nasıl kuracağı belirsizliğini koruyor.

Tecrit politikasını anlamsız bulan AfD'li Ulrich Siegmund, diğer partilerden yeterli sayıda milletvekilini ikna ederek yıl sonuna kadar eyalet başbakanı seçilebileceğini iddia ediyor.

Merz hükümetinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlar ve Ukrayna'daki savaş nedeniyle ucuz enerjinin kesilmesi, aşırı sağın yükselişinde etken olarak gösteriliyor.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de iki Almanya'nın birleşme yıl dönümünde yaptığı açıklamada, güvensizlik ortamının demokrasiyi tehdit ettiğini ve ülkenin İkinci Dünya Savaşı öncesindeki Weimar Cumhuriyeti dönemini andıran bir kaos riskiyle karşı karşıya kalabileceğini dile getirmişti.

AFD NEDİR VE NE ZAMAN KURULDU?

Almanya'da sağ popülist, milli muhafazakar ve aşırı sağcı çizgide faaliyet yürüten AfD, 6 Şubat 2013'te kuruldu.

Euro Bölgesi'ndeki mali krizlere ve dönemin Başbakanı Angela Merkel'in AB odaklı kurtarma politikalarına tepki olarak kurulan parti, ilk döneminde ekonomistler ile akademisyenlerin öncülük ettiği euro karşıtı ve liberal-muhafazakar bir hat izledi. 

Zaman içinde ideolojik dönüşüm geçiren parti, göçmen, sığınmacı ve İslam karşıtı tutumu ana gündemi haline getirdi.

Federal Meclise ilk kez 2017 yılında giren siyasi parti, özellikle ülkenin doğusundaki eyaletlerde geniş seçmen desteğine ulaştı ve Almanya'nın en büyük muhalefet hareketleri arasına yerleşti.

AfD, geçtiğimiz ay peş peşe yapılan eyalet parlamentosu seçimlerinde yüksek oy oranları kaydetti.

Parti, Saksonya-Anhalt'ta 6 Eylül 2026'da yapılan seçimlerde yüzde 43,8 oy alarak sandıktan birinci çıktı.

Eyalet parlamentosundaki çoğunluğu 3 sandalye farkla elde edemeyen AfD, ekim başında adayı Tobias Rausch'u Meclis Başkanı seçtirerek İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya'da bir ilke imza attı.

Mecklenburg-Vorpommern'de 20 Eylül 2026'da düzenlenen seçimlerde de parti yüzde 38,3 oy oranıyla ilk sırada yer aldı.

AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel, federal düzeyde iktidara gelmeleri halinde Almanya'yı hem Euro Bölgesi'nden hem de Schengen Alanı'ndan çıkarmayı ve ülke sınırlarını tamamen kapatmayı hedefleyen politikalar yürüteceklerini açıkladı.

Kaynak: Ntv

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…